Zamansız Bir An

Zamansız Bir An tramvay Eylül 8, 2025 Zamansız bir anda gördüm. İklimsiz bir anın içinden geçerken hissettim. Karanlığın koyu rengine vardığımı ve baharın kapılarının açıldığını. İzlediğim bütün hercümeçlerin içinde, bir kaos meydanında, kasırganın tam ortasındaki sakinlikte açıldı kapılar.  Teslimiyetin üst mertebesine koşarken, ayağıma takılan bütün prangalar ile kapının açılmaya başladığını gördüm. Her şeyi O’na havale etmenin rahatı içinde pencereden bakıp içine girmeden… Sakince ve sessizce yürümeye başladım. Baharın kokuları ulaşınca bana, burnumun ucunda bir sızlama hissi ve gözlerden dökülen yaşların da sahipsiz olmadığını anladığım vakitler doldu içime.  Bitmesin dediğim her şeyin biteceği gerçeği bu dünyanın hakikatiydi. Aynı zamanda bitsin dediğim her şeyin de biteceği bir ahvalin ortasında olmakta… sonunda her şey faniydi.  “Sen bir salondasın. Sanıyorsun ki okyanustasın. Ama bir salondasın” hakikatini anladığında başlayan ummana yelken açma meselesi ile hemhalim bu noktada. Sonrasında ne olacağı muamma… Arkadaşlarınızla paylaşmak için… Diğer Yazılarımıza da Göz Atın Müzik Nedir? Pandemi Sırasında Sanat Hayatımı Nasıl Kurtardı? Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale)

Herkes Aşk Derken Ben Özlem Diyorum

Herkes Aşk Derken Ben Özlem Diyorum Nemocuuk Eylül 1, 2025 Özlemek… Veya halk arasında bilinen ismiyle özlem.. Nedir özlem dedikleri dost?  Neyi, niye özler mesela? Dünyaya söz geçirme sevdalısı beşer, Neden kendi kalbine söz geçiremez? Buncası; Kalbinin farkında mı değil, Yoksa kalpsiz mi? Hangisi daha korkunçtur; Kalplerinden bîhaber olanlar mı,  Yoksa kalpsizler mi? Belki dünya için ikisi de çok büyük tehlike.   Yanlış hisseder mi bir insan mesela dost? Neden hislerini inkar eder mesela? Kendi kalbine, Kendi hislerine mi sağır bunlarcası? Neden kalbini dinlemez insan? Gönlün tek görevi kan taşımak mı gerçekten? Bu kadar sığ mı insanların bakışları? Aşk dedikleri şeyi, Hususiyetle özlemi, Hangi materyalist bakış anlayabilir, Veya anlatabilir? Birkaç büyük harften mi ibaretti sevmek? Kendini yaşamaktan mahrum, Aşka teslim, Aşka tesellüm, Aşka mahkum etmek, Hangi akıllının(!) kârıdır? Aşk, dedikleri şey, de var, Özlem de.. Sen kalbini dinlemesen, Onu inkar etsen de..   Hatta aşk, dost, İnsan olmanın gereklerindendir belki. Bil ki… Dert görünür dışarıdan aşk dedikleri, İçi daha bir dertli, Daha bir alevli… Ot gibi yaşamak mı? İnsanlar ot gibi yaşasalar keşke.. Ot güneşe aşık, Onu umursamazca çiğneyen Küçük çocuğa aşık.. Ot, yağmura aşık… Ve dahası, yağmuru verene aşık.. Dili O’nu söylemekte hep Kalbi O’nu zikretmekte.. Biz onu duyamasak da, Göremesek de..   Bir çiçeğin güzelliği Dilindeki zikirdendir. Yağmur o zikrin hürmetine yağar; Güneş, ona hürmeten açar.. Kalp, O’nu atar, O’na atar, O’na hürmeten atar, Kalbi Atan’a hürmeten.. Kalp kalbi tanır,  Kalp kalbi bilir de, Sen kendini bilmezsin be bedbaht, Sen kendinden, Sen Rabbinden, Sen kendinden bîhabersin. Bîhaberliğinden de bîhabersin. Acınacak haldesin Acınacak haldeyim Birisi gelsin, bize acısın diye beklemelerdeyim. Ben de kalbimden bîhaberim. Dilim onu söyler, Utanırım, haya ederim. Sen bensin, ben de sen. Ben ne seni bilirim, Ne de seni bilirim. Aşk dedikleri bir yolda Bir deryada Okyanusta Çırpınışlardayım.   Bize günlük güneşlik hava, Hava bize güllük gülistanlık. Göremeyene, bilemeyene acırım. Yazık, bakamayana Ki yazık, aciz bana.   Aciz, bana..   Ama ben aciz olanı istemem. Zayıf bana, Ki zayıfım, Zayıf olanı istemem.   Aşk bana, Ki aşığım, Ki aşkım… Susarım, söyleyemem.   Yolu henüz yarıladım. Ben bu yolda bendeyim, Yolcuyum, yoldayım. Yolu bırakmam, bırakamam. Ben yola, yolu verene aşığım. Yol ki yolu verene.. Yol da yolu verene.. Yolda, yolu verene.. Yolda, yolu verenle..   Yazık insanlara, Kalplerinden, bîhaberler. Kalplerinin onları götürdüğü yerden, Bîhaberler. Bi’ haber alsalar…   Kendi dilini duymayan birisinden Kendi dîlini duymasını istiyorum ben. Dil de O’nu söyler çünkü, Dîl de… Ey dîde! Nedir uyku?  Sen gel, uyan gecelerde. Yoksa nur-u siyah avlarım dersin de Kimse inanmaz sana, Kendi kalbin bile.   Sen kalbini umursuyor musun ki; Onun seni umursamayışını umursayasın?   Delikanlı… Çölün sana öğreteceği daha çok şey var. Bu yüzden, Onunla inatlaşmayı bırak Onun dediklerine kulak ver. Dinle. Şu dünya çölünü dinle. Kalp çölünü dinle. Sus  Ve dinle. Her bir kum tanesi Ne hikayeler anlatır aslında Dinleyene! Bilene Veya bilmeyene, Silene Veya silmeyene, Silemeyene.. Aşk serabından kurtulamayana. Kendini aşka mahkum edene. Ateşe atılana da Atlayana da. Okyanusa dalana da Semada uçana da Sehere, seraba… Gayba, marufa… Sevdaya, beyzaya… Sana Ve bana. O yüzden dur Ve dinle, Bırak kendini bilinmezliğin engin denizine. Aşk mı? Aşk dedikleri budur işte! Arkadaşlarınızla paylaşmak için… Diğer Yazılarımıza da Göz Atın Kendi En Çoğun Sarı Sayfa The Suay Sew Mağazası