Şükûfe'nin Mayıs Günlüğü
- Şükûfe
- Mayıs 28, 2025
1 MAYIS 2025
Bugün okuldan sonraya kaldık Nilüfer’le. Resim için bitirmesi gereken şeyler vardı. Bana da suluboya kağıdı verdi. Ben de saksıda çiçek çizdim. Daha bitmedi, bitirip boyayacağım. Seramik güzel, çok güzel hatta. Ama yapmadığım şeyleri yapınca daha heyecanlanıyorum. Resim pek çizmiyordum mesela. Hele boyama hiç. Biraz geliştirmek istiyorum kendimi resimde.
Bi ara bu şarkıyı çok seviyordum. Hala seviyorum ama.. Neyse işte bu günün şarkısı da bu olsun: Ressamın Şarkısı – Bekir Karahan
3 MAYIS 2025
Bugün biraz sıkkın bir gündü. Sabah kreş güzel geçti. Kreşten önce peynirle simit yedim. Çok güzel bi kahvaltı. Neyse, sonra biraz yoruldum. Kendimden. İnsanlardan. Böyle hayat üstüne üstüne gelir ya. Durup dururken. Hiçbir şey olmamıştır ama canın sıkkındır, bomboş gelir hayat. Hiçbir umut yok gibi. Kendini açıklayamamak çok üzücü. İnsanların seni anlamaması. Veya anlamamazlıktan gelmesi. İnsan yok olmak istiyor sanki. Konuşuyor da bi duvar varmış gibi duymuyor kimse seni.
Birden yağmur başladı. Bardaktan boşanırcasına ama. Birden bire.. Öyle güzel yağıyor ki ama. Hemen dışarı çıktık. Yağmurda ıslandık. O kadar güzel yağıyor ki anlatamam. Böyle damlalar sana değiyor ama rahatsız etmiyor hiç. Üzüntünü alıyor sanki. Umut yağıyor gibi. Ardından gökkuşağı çıktı. Çok güzel bir gökkuşağı.. Gökkuşakları hep güzeldir zaten. Ablam bi alıntı söyledi sonra; “Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değil; yağmurda dans etmeyi öğrenmektir.” Vivian Greene’in alıntısıymış..
Bugün biraz uzun bir gün oldu. Akşam 11 gibi eve geldim. Annemler bahçede ateş yakmışlar. Gözlerim şişmiş ağlamaktan. Annem anladı hemen tabi. Anlattım bende. Bir yandan hafif bi esinti var, bahar esintisi. Bir yandan da ateş ısıtıyor seni. Garip bir şekilde güvende hissettiriyor.
Öyle işte.. Pek güzel bir gün değildi ama naparsın. Bugün de bitti..
4 MAYIS 2025
Bugün pazar, ailecek kahvaltı yaptık. Maç vardı sabah. M ile onu izledik. Güzeldi 1-0 yendik.
Neyse, sonra R bizi makarna yemeğe çağırdı. Kızlarla salçalı makarna yedik. Sonra balkona çıktık ödev yapmaya. Karşı komşu köpeğini çıkarmaya çıktı. Bize selam verdi, sonra konuşmaya başladı biraz. Takı yapıyormuş, size de öğreteyim dedi. O kadar spontaneydi ki. Sonra köpeğini gezdirip geri geldi. Evden
takı kutularını getirdi. Hep beraber küpe yaptık. Çok tatlı bir kadın. Çok yalnız yaşıyor. Köpeğinden başka kimsesi yok. Bundan bahsetti hep. Yalnızlık çok zor. Çok korkunç geliyor.
6 MAYIS 2025
Okulda çok eğlendim. Böyle günler nadir oluyor bu aralar. Ama güzeldi bugün. Sanat galerimiz için masa inşa ettik. Daha doğrusu arkadaşlarım yaptı ben izledim. Lisenin son günleri güzel geçsin istiyorum. Ama hala ders işliyoruz ya yeter. Neyse az kaldı, sabır.
Öğleden sonra yağmur yağdı. Nisan
yağmurları 15 Mayısa kadar devam ediyormuş. N ile dışarda ıslandık biraz. O kadar huzurlu yağıyor ki. Hiç rahatsız etmiyor. Yağmur çok güzel zaten.
11 MAYIS 2025
Sabah ablamla kahvaltı hazırlayalım dedik anneme. Mutfağı topladım ben, o da patatesleri soydu. Sonra annem indi aşağıya. Babam bahçeyi temizliyordu, onun yanına çıktı. Sonra biz patatesleri tavada yağa koyduk. Annem içeri geri geldi. Paçanga böreği yaptı. Onlar kahvaltıyı hazırlarken ben annemin hediyesini almaya çıktım. Dün kapı onu asılan çiçeklerden görmüştüm markette.
Annem çok sever öyle. Gizlice gidip ondan aldım. Annem yukarda sanıyormuş beni. Alıp geldim verdik çiçekleri ablamlarla.
Çok beğendi, çok mutlu oldu. Balkonda yaptık kahvaltıyı. Hava çok güzel, sadece güneş biraz fazla parlak. Ama varya hava çok güzel, tam tulumluk bir hava.
Yemekten sonra Nilüfer’le sergiye gittik. Yine. Ama sergi yeri çok güzeldi bu sefer. Diğerleri gibi değildi. 1970’lerden kalma müze bir evin küçük bir odasındaydı. Arka bahçesinde de bitkiler, çiçekler satıyorlar. Ayçiçeği hediye ettiler bize. İnşallah çok güzel açarlar. Evin yanında şelale var. Şarıl şarıl su akıyor. Şelalenin yanındaki bir ağacın altında bir anne ile kız tasa oturmuşlar. Beraber kitap okuyorlar. Daha doğrusu annesi kızına okuyordu. Sergideki resimlerden çok daha güzel gözüküyordu o manzara. Resme dökülemeyecek kadar güzel.
Canım çok sıkılıyor bu aralar. Ama sıkıntı gibi değil de sıkkınlık gibi. İçin daralır, göğsüne öküz oturur ya bazen heh o bu aralar çok oluyor işte. Son zamanlarda pek iyi hissetmiyorum. Güzel şeyler olmuyor değil, eğleniyorum arada, ama çok fazla boşluğa düşüyorum. Çıkmak isterken daha da derine düşüyorum sanki. Kendimi toparlamam lazım. Yoksa çok kötü gidecek herşey.
12 MAYIS 2025
Selam. Bugün daha iyiyim. Okul güzel geçti. Böyle günler güzel geçince, okulu özleyeceğimi farkediyorum. Okuldan sonra huzur evine çiçek vermeye gittik kızlarla. Anneler günü için. Pek kişi kalmamıştı, çalışanlara verdik o yüzden. Ama çok tatlıydı herkes. Sonra eve geldim bir şeyler yedim, biraz iş yaptım, sonra uyudum biraz. Biraz değil baya uyudum. Bayıldım sanki bilincim
açık ama hareket edemiyorum, gözümü açamıyorum. Sonra kendimi zorlayıp kalktım, gidip bir şeyler yedim. Pek birşey olmadı galiba bugün. Ama güzel bir gündü. Yarın da güzel olur inşallah.
13 MAYIS 2025
Şimdi geldim okuldan. Bugün akvaryuma geziye gittik. Seramik hocam götürdü. Normalde hayvanat bahçelerini sevmem o yüzden akvaryumu da çok seveceğimi düşünmemiştim ama çok güzeldi. Gittiğim insanlar da güzelleştirdi tabi. Kendimi “Kayıp Balık Dori”de gibi hissettim. Akvaryum çok benziyordu filmdekine. Öyle baya güzel bir gündü.