Sanata Dair

Sanat toplum için değildir. Sanat, sanat için de değildir. Sanat, hayat içindir. Bir felsefedir. Bir bakış açısıdır. Ne kadar bakarsanız, sizi o kadar içine çeker. Ne kadar içine çekilirsiniz, o kadar kafanız karışır…

Bir döngüdür sanat.

Yaprağın ucundaki bir çiğdem gibi… Yere düştüğünde toprak olur. Güneş vurduğunda buhar, soğuk çarptığında yedi köşeli bir kristal… Bizim yaptığımız sadece yorumlamaktır. Belli kalıplara sokarak bir anlam katmaya çalışırız.

Fakat dünyanın toz zerresi olduğu şu koca evrende, bir kalıp yaratmak, insanoğlunun ömrünün yeteceği bir şey değildir. Ama bu, kötü bir şey olduğu anlamına gelmez. Sonuçta amacı olmayan bir insan, kaptanı olmayan bir gemi gibidir. Sanat bir kaptandır. Yön veren rüzgar, sonsuz bir denizdir. Ömür ateşini harlayan bir yakıttır.

Aynaya her bakışta biraz daha yabancılaşan ruhumuzun, kendi sesini duyma arzusudur sanat.
En yalın insan bile, farkında olmadan yorum katar içine. İhtiyacı olan şeyler basittir: bir boş bakış, yarım bir gülüş… ve sonsuz hayal gücü. Deryalara sığmayan bir farkındalıkla, içinde kendini bulur. Sanat, ruhun yansımasıdır. Anlamlandırılamayan bir bütündür. Estetiğe ihtiyaç duymaz; çünkü estetik zaten onun içinde saklıdır. Mantıkla açıklanamaz — fakat rastgele de değildir. Yin ve yang gibi: kaostaki düzen, beyazın içindeki tek siyah nokta…
İnsansız bir sanat olabilir; lakin sanata sahip olmayan bir insan olamaz.

Arkadaşlarınızla paylaşmak için...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir